13.10.11
11.10.11
11.7.11
28.6.11
randevu
Elleri olmadık zamanlarda terlerdi. Ayrıca içine yaz kış fanila giyerdi.
Tırnaklarını kesmeden önce içlerini temizlerdi. Kestikten sonra da ellerini yıkamazsa çok huzursuz olurdu.
Geçenlerde bir muhabbet esnasında
-Öleceğin zamanı bilsen ne yapardın? diye sordum
-Randevuma geç kalmamaya çalışırdım. dedi
Hayata gelme amacının ölüm olduğuna inanırdı.
Ölmeden önceki son sözü:
-Bundan sonra randevularıma asla erken gelmeyeceğim.
oldu.
15.6.11
İki Kadın Bir Adam - Dördüncü Bölüm
İçeri girip kızların masasına yöneldi. Ben de onu yakalamak için yerimden fırladım. İçimden bir ses Sami’nin çok büyük bir hata yapmak üzere olduğunu söylüyordu. Sami kızların birbirleriyle yakınlığını görünce sırıtmaya başladı ve adımlarını hızlandırdı. Masaya ulaşmasına 2 metreden az kalmıştı ki kolundan yakaladım.
-Sami dur!
-Vay, abi merakına dayanamayıp sen de geldin değil mi? Nasıl planımı beğendin mi?
-Sami, cesaretini takdir ediyorum. Planını da anladım sanırım, ama olaylar istediğin gibi ilerlemedi. Kızlar……
-Nasıl ilerlemedi abi? Bak işte tam tahmin ettiğim gibi birbirleriyle iyice kaynaşmışlar. Büyük ihtimalle benden bahsediyorlar. Bırak beni gidiyorum!
Kolunu hızla kendine çekti ve masaya doğru seğirtti.
-Dur! Diye arkasından seslendim ama dinlemedi. Ne olur ne olmaz diye bende masanın yakınlarında bir yere konuşlandım.
-Merhaba bayanlar.
Dedi Sami suratında salak bir sırıtışla. Kızlar kafalarını kaldırdılar ve Sami’ye baktılar. İkisi birden benzer bir şaşırma tepkisi verdi. Söze ilk Esra girdi. Kızgın bir şekilde.
-Neredesin sen ya. Bekletiyorsun beni bu saate kadar!
Esra’nın dediklerini duyan Seren şaşırdı.
-Nasıl yani? Seni de mi bu adam davet etti?
Bunu duyan Sami’nin yüzü bir anda beyaza döndü. Daha sonra sinirlendi ve neler olduğunu anlamak için gözleri garsonu aradı. Tabi ki ortalarda garson falan yoktu.
Sanırım Sami, garsona, kızlara vermesi için notlar bırakmıştı. Belirli aralıklarla bu notları kızlara verip onların Sami’den hoşlanmalarını sağlayacaktı. Tabi ki böyle aptal bir şeyin kesinlikle olmayacağı aşikar idi. Bunu planlarsa, ancak Sami gibi bir salak planlardı ve bunu ancak en az kendisi kadar salak bir garsona yaptırabilirdi. Bu durumun sonucunu tahmin etmek hiç zor değil. Ancak kızların Sami’nin istediği şekilde yan yana oturması kafa karıştıran nokta olmuştu. Sami'nin kafası çok karışmıştı, garson yaptığı plana uymamıştı. Ancak, neden kızlar yan yana oturuyorlardı ve arkadaş olmuşlardı?
Sami'nin ufak beyni bu sorularla uğraşırken kızların ona bakışları iyice kötüleşmeye başlamıştı.
Sami'nin ufak beyni bu sorularla uğraşırken kızların ona bakışları iyice kötüleşmeye başlamıştı.
Sami ne yapacağını ne diyeceğini bilemiyordu. Bir Serene dönüyor ona bir şeyler anlatıyor, ardından Esra’ya dönüp bir şeyler saçmalıyordu.
Seren bir anda ayağa fırladı.
-Ne ayaksın bilader sen! Diye bağırdı.
kısaca...
hikaye iki kadın bir adam dördüncü bölüm
13.6.11
İki Kadın Bir Adam - Üçüncü Bölüm
Ertesi gün akşam 8:45 de restorana gittim. Seren gelmiş, tek başına masada bekliyordu. Esra daha yoktu. işin ilginç yanı Sami de ortalarda yoktu. Bir süre sonra Esra’ da göründü, kırıta kırıta masaya geldi yerleşti. Aradan 10 dakika geçmesine rağmen Sami hâla gelmemişti.
Benim oturduğum masa onların masalarına göre yukarda kalan balkonda olduğu için her şeyi net olarak görebiliyordum.
Bir süre sonra garson ilk önce Seren’in masasına yanaştı ve bir not bıraktı. Seren notu görünce yüzü düştü. Sanki o heyecanı gitmişti ama yine de menüyü aldı ve sipariş verdi.
Bir süre sonra garson ilk önce Seren’in masasına yanaştı ve bir not bıraktı. Seren notu görünce yüzü düştü. Sanki o heyecanı gitmişti ama yine de menüyü aldı ve sipariş verdi.
Ardından aynı garson Esra’nın masasına yaklaştı ve ona da bir not bıraktı. Esra sinirlendi. Garsona sinirli bir şeyler söyledi, kalkar gibi oldu ama vazgeçti. O da menüyü alıp siparişini verdi.
Yemeklerini yemeye başladılar. Garson masaların etrafında fır dönüyordu. Sadece iki masayla fevkalade ilgileniyor diğer masalara yaklaşmıyordu bile. Bu olay kızların da dikkatini çekmişti. Neden sadece iki masayla ilgileniliyordu ve neden her iki masada da birer bayan vardı?
Esra ilk başta Seren’in masasına kaçamak bakışlar atıyordu. Seren, Esra’nın bakışlarıyla birkaç defa karşılaştı ve hemen gözlerini diğer tarafa ya da masaya, yemeğine çevirdi.
Bir süre daha bakıştıktan sonra Esra garsonu çağırdı. Seren’i göstererek kulağına bir şeyler fısıldadı. Ardından, garson da Seren’in kulağına bir şeyler fısıldadı. Seren hiçbir şey demedi ama yüzü kıpkırmızı oldu.
Yemeklerini yemeye başladılar. Garson masaların etrafında fır dönüyordu. Sadece iki masayla fevkalade ilgileniyor diğer masalara yaklaşmıyordu bile. Bu olay kızların da dikkatini çekmişti. Neden sadece iki masayla ilgileniliyordu ve neden her iki masada da birer bayan vardı?
Esra ilk başta Seren’in masasına kaçamak bakışlar atıyordu. Seren, Esra’nın bakışlarıyla birkaç defa karşılaştı ve hemen gözlerini diğer tarafa ya da masaya, yemeğine çevirdi.
Bir süre daha bakıştıktan sonra Esra garsonu çağırdı. Seren’i göstererek kulağına bir şeyler fısıldadı. Ardından, garson da Seren’in kulağına bir şeyler fısıldadı. Seren hiçbir şey demedi ama yüzü kıpkırmızı oldu.
Esra artık kaçamak bakışlar atmıyor doğrudan Seren’e bakıyordu. Seren’in kıyafeti çok dekolte değildi ama kaslı kolları ve güçlü bacaklarının bir kısmı açıktaydı. Esra da bunları süzüyordu, garsona bir el işareti yaptı ve garson fırlayıp bir kadeh şarap getirip Seren’in masasına bıraktı. Seren ne olduğunu anlamadan Esra onun masasına geldi yan koltuğuna oturdu.
Seren kafasını iyice masaya gömmüştü ama Esra çok rahattı. Mini eteğiyle bir İtalyan oturuşu sergiliyordu. Esra sürekli bir şeyler anlatıyor ama Seren hiçbir şey söylemiyor sadece Esra’nın dediklerini onaylarmış gibi başını sallıyordu.
Birkaç dakika sonra Seren, artık başını masadan kaldırmış, iki eliyle şarap kadehine sarılmış, şarabın tadına alışık olmadığından, suratını ekşiterek ufak yudumlar alıyordu, ayrıca gözleri sık sık Esra’nın bacaklarına ve göğüslerine kayıyordu. Bir süre sonra muhabbetleri iyice koyulaştı.
Seren şarabın etkisiyle iyice rahatlamış ve içini dökmeye başlamıştı. Esra da sandalyesini Seren’in kine iyice yaklaştırmış ve elini beline dolamıştı. Masadan artık kahkahalar yükseliyordu.
Seren kafasını iyice masaya gömmüştü ama Esra çok rahattı. Mini eteğiyle bir İtalyan oturuşu sergiliyordu. Esra sürekli bir şeyler anlatıyor ama Seren hiçbir şey söylemiyor sadece Esra’nın dediklerini onaylarmış gibi başını sallıyordu.
Birkaç dakika sonra Seren, artık başını masadan kaldırmış, iki eliyle şarap kadehine sarılmış, şarabın tadına alışık olmadığından, suratını ekşiterek ufak yudumlar alıyordu, ayrıca gözleri sık sık Esra’nın bacaklarına ve göğüslerine kayıyordu. Bir süre sonra muhabbetleri iyice koyulaştı.
Seren şarabın etkisiyle iyice rahatlamış ve içini dökmeye başlamıştı. Esra da sandalyesini Seren’in kine iyice yaklaştırmış ve elini beline dolamıştı. Masadan artık kahkahalar yükseliyordu.
Ki Sami bir anda restoranın kapısında belirdi.
kısaca...
hikaye iki kadın bir adam üçüncü bölüm
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


